Okulda Teneffüs Zili Çaldığında Yaşanan 15 Şey
Dersin bitmesine birkaç dakika kalmış.
Öğretmen hâlâ anlatıyor ama sınıftaki kimsenin gözü artık tahtada değil.
Bir kişi saate bakıyor. Çantalar yavaş yavaş kapanıyor. Kantine gidecek olanlar zihninde rotayı hazırlıyor.
Ve sonunda beklenen o ses:
Birkaç saniye önce sessizce sırasında oturan öğrencilerin aynı anda kapıya yönelmesiyle okul bir anda bambaşka bir yere dönüşürdü.
İşte okul yıllarını yaşayanların çok iyi hatırlayacağı 15 teneffüs klasiği.
1. Zil Çalmadan Çantayı Toplamaya Başlamak
Tecrübeli öğrenciler teneffüsün zil çaldığında değil, birkaç dakika öncesinde başladığını bilirdi.
Kalem kutusu kapanırdı.
Defter yavaşça çantaya yaklaşırdı.
Mont hazırlanırdı.
Öğretmen bunu fark ettiğinde ise o meşhur cümle gelirdi:
Ama zil çaldığı anda herkes yine kapıya yönelirdi.
2. Kapıya En Yakın Oturanın Büyük Avantajı
Sınıfın en stratejik sırası bazen pencere kenarı değil, kapıya en yakın sıraydı.
Özellikle kantine gidilecekse birkaç saniyenin bile önemi vardı.
Zil çaldığı anda kapıya yakın olanlar çoktan koridordayken arka sıradakiler hâlâ kalabalığın dağılmasını bekliyordu.
3. Kantine Koşmak
Teneffüs 10 dakika.
Kantin sırası yaklaşık 40 kişi.
Görev:
Sıraya gir, istediğini al, ye ve zil çalmadan sınıfa dön.
Kolay görünüyordu.
Değildi.
Özellikle zil çaldığında kantine doğru koşan onlarca kişi varsa.
4. “Bana da Al” Diyen Arkadaş
Kantine gideceğini söylediğin anda siparişler gelmeye başlardı.
“Benim paramla tost alır mısın?”
“Bana da aynısından.”
Bir anda teneffüse çıkan öğrenci olmaktan çıkıp küçük çaplı bir sipariş servisine dönüşürdün.
En büyük problem ise sınıfa döndüğünde başlardı:
“Bu kimin para üstüydü?”
5. Koridorda Amaçsızca Tur Atmak
Aslında gidilecek hiçbir yer yoktu.
Ama teneffüs boyunca sınıfta oturmak da olmazdı.
Bu yüzden arkadaşlarla koridorun bir ucuna yürünür, sonra geri dönülürdü.
Neden?
Kimse bilmiyor.
Ama o koridor turunun okul hayatında önemli bir yeri vardı.
6. Başka Sınıftaki Arkadaşın Kapısına Gitmek
Arkadaşın başka sınıftaysa teneffüsün ilk görevlerinden biri onu bulmaktı.
Sınıfının kapısına gidilir ve içerideki ilk kişiye sorulurdu:
Mert orada değilse okul çapında küçük bir arama operasyonu başlardı.
7. Tuvalete Gitmek İçin Son Dakikayı Beklemek
Teneffüs başlamış.
Arkadaşlarla konuşulmuş.
Kantine gidilmiş.
Koridorda dolaşılmış.
Ve tam zilin çalmasına yaklaşık bir dakika kala insanın aklına gelirdi:
“Ben tuvalete gidecektim.”
Sonrası zamana karşı yarış.
8. Sınıfta Kalıp Tahtaya Bir Şeyler Çizmek
Herkes teneffüste dışarı çıkmazdı.
Sınıfta kalan küçük bir ekip mutlaka olurdu.
Ve öğretmen çıktıktan birkaç dakika sonra tahta artık ders anlatılan bir yer olmaktan çıkardı.
Karikatürler, isimler, anlamsız şekiller...
Sonra biri kapıdan öğretmenin geldiğini görürdü:
9. Bir Sıranın Etrafında Toplanıp Sohbet Etmek
Bazen teneffüs için koridora çıkmaya bile gerek yoktu.
Bir arkadaşın sırasının etrafında birkaç kişi toplanır ve 10 dakikaya yaklaşık üç saatlik sohbet sığdırılırdı.
Ders başlayınca herkes kendi sırasına dönerdi.
Tabii konuşma çoğu zaman bitmezdi.
10. Bahçeye Çıkar Çıkmaz Maç Başlatmak
Özellikle uzun teneffüslerde birkaç dakika bile yeterliydi.
Takımlar hızlıca kurulurdu.
Kaleler belirlenirdi.
Top bulunurdu.
Ve maç başlardı.
Tek problem şuydu:
Maçın bitiş düdüğünü okul zili çalardı.
11. Nöbetçi Öğretmeni Görünce Bir Anda Yavaşlamak
Koridorda koşuyorsun.
Karşıdan nöbetçi öğretmen geliyor.
Bir saniye içinde koşudan son derece sakin bir yürüyüşe geçilir.
Öğretmen uzaklaşınca tempo tekrar yükselirdi.
12. Sonraki Dersin Ödevini Teneffüste Hatırlamak
Her şey güzel giderken bir arkadaşın masumca sorardı:
Bir anda zaman dururdu.
Matematik bir sonraki ders.
Ödev yapılmamış.
Önünde yaklaşık 7 dakika var.
O andan itibaren teneffüs eğlence değil, acil durum operasyonudur.
13. Arkadaşın Defterinden Ödeve “Bakmak”
Tabii buna hiçbir zaman kopya denmezdi.
Sadece:
denirdi.
Fakat o “bakma” işlemi sırasında kalemin de neden sürekli çalıştığı hâlâ açıklanabilmiş değil.
14. İkinci Zili Duyunca Koşmaya Başlamak
İlk zil:
“Tamam, gidiyoruz.”
Ama kimse gitmez.
İkinci zil:
GERÇEKTEN KOŞ!
Koridor bir anda sınıflarına yetişmeye çalışan öğrencilerle dolar.
En kötü senaryo ise öğretmenin senden önce sınıfa girmiş olmasıdır.
15. Sınıfa Girip Teneffüs Hiç Bitmemiş Gibi Konuşmaya Devam Etmek
Herkes yerine oturmuştur.
Öğretmen sınıfa girmiştir.
Ders başlamıştır.
Ama arka sırada yarım kalan bir hikâye vardır.
Fısıltıyla devam edilir.
Sonra öğretmen susar.
Sınıf sessizleşir.
Ve o korkutucu soru gelir:
Cevap elbette bellidir:
“Hocam sizi dinliyoruz.”
Bonus: En Güzel Dersin Boş Geçtiğini Öğrenmek
Bu aslında teneffüsten bile daha güzel bir haberdi.
Öğretmen gelmez.
Beş dakika geçer.
On dakika geçer.
Sonra sınıftan biri haberi getirir:
O anda yaşanan mutluluğu bugünkü birçok güzel haber veremiyor olabilir.
Teneffüslerden En Çok Neyi Özledin?
Bugün düşündüğümüzde 10 dakikalık bir teneffüs çok kısa geliyor.
Ama çocukken o birkaç dakikaya kantin, maç, sohbet, ödev, koridor turu ve arkadaşlarla onlarca küçük anı sığdırabiliyorduk.
Belki de özlediğimiz sadece okul değil.
Bir zil çaldığında bütün sorumluluklarımızı unutup kapıya koşabildiğimiz o zamanlar.
Peki sen okul yıllarını düşününce teneffüs zili çaldığında ilk ne yapardın?
Yorumlar
Yorum Gönder