Okul Kantininde 1 TL ile Neler Alabiliyorduk? 🏫 Çocukluğumuzun Unutulmaz Lezzetleri
Okul Kantininde 1 TL ile Neler Alabiliyorduk?
Leblebi tozu, un kurabiyesi, Halley ve daha niceleri... Cebimizdeki bozuk paraların bile ayrı bir heyecan yarattığı okul günlerine dönüyoruz.
Teneffüs zili çaldığında kantine ilk ulaşanlardan olmak önemliydi. Çünkü bazen sıra o kadar uzardı ki, ne alacağımıza karar verene kadar zil yeniden çalardı.
Cebimizde bir lira varsa kendimizi zengin saymazdık elbette. Ama o parayla ne yapabileceğimizi düşünmek bile eğlenceliydi. Küçük bir atıştırmalık mı alsak, arkadaşımızla parayı birleştirip daha büyük bir şey mi seçsek?
Şimdi dönüp bakınca aklımızda kalan yalnızca yiyecekler değil. Kantinin önündeki kalabalık, bozuk para sesleri, sınıfa yetişme telaşı ve arkadaşlarımızla paylaştığımız küçücük paketler...
Kantin Tezgâhının Unutulmaz Lezzetleri
Bazıları her gün aldığımız şeylerdi, bazıları ise harçlığımız arttığında kendimize verdiğimiz küçük ödüller. İşte o yılları hatırlatan gerçek kantin klasiklerinden bazıları.
Leblebi tozu
Küçük paketini açıp biraz fazla yemeye kalkınca öksürmeye başladığımız o meşhur leblebi tozu. Yanımızdaki arkadaş güldükçe bizim de gülmemiz, durumu daha da zorlaştırırdı. Belki de en çok bu yüzden unutulmadı.
Un kurabiyesi
Ağızda dağılan, yerken üzerimize kırıntıları dökülen sade un kurabiyeleri. Bazı okul kantinlerinde ve okul çevresindeki büfelerde satılırdı. Yanına bir içecek alabilirsek teneffüs daha da güzelleşirdi.
Halley
Yumuşak dolgusu ve çikolata kaplamasıyla birçok öğrencinin sevdiği atıştırmalıklardan biriydi. Paketi açtığımızda mutlaka birisi "Bir ısırık versene" derdi. Paylaşmak güzel olsa da o ısırığın büyüklüğü bazen tartışma konusu olurdu.
Tekli sakızlar
Bazılarımız sakızı tadı için değil, balon şişirmek için alırdı. Sakızın içinden çıkan küçük kâğıtlar ve sürprizler de ayrı bir meraktı. Teneffüs boyunca en büyük balonu kimin yapacağı konuşulurdu.
Meyve aromalı toz şekerler
Küçük paketlerde satılan ekşi ve tatlı toz şekerler, özellikle farklı tatları denemeyi sevenlerin favorisiydi. Paketin hepsini bir anda ağzına döken arkadaşın yüz ifadesi görülmeye değerdi.
Küçük gofretler
Büyük paketlere para yetmediğinde küçük gofretler kurtarıcı olurdu. Katlarını tek tek ayırarak yiyenler de vardı, iki lokmada bitirenler de. Paketin dibindeki kırıntılar bile kıymetliydi.
Çubuk krakerler
Bir paket alır, arkadaş grubuyla paylaşırdık. Paketi satın alanın en az krakeri yediği günler bile olurdu. "Sadece bir tane" diye uzanan eller paketi kısa sürede bitirirdi.
Çubuklu şekerler
Rengârenk ambalajlarıyla kantinin en dikkat çekici ürünleri arasındaydı. Özellikle uzun süre bitmeyen lolipoplar, tek bir teneffüse sığmayacak kadar uzun bir atıştırmalık keyfi sunardı.
Simit ve poğaça
Sabah kahvaltı yapmadan gelenlerin ilk baktığı yer genellikle simit ve poğaçaların bulunduğu bölümdü. Her kantinde fiyatları farklıydı ama sıcak bir poğaçanın kokusu çoğumuzun hafızasında kaldı.
Küçük kutu meyve suları
Kutunun arkasına yapıştırılmış pipeti çıkarır, dikkatlice yerleştirmeye çalışırdık. Bazen pipeti fazla bastırınca meyve suyu sıçrardı. Özellikle sıcak günlerin unutulmaz kantin alışverişlerinden biriydi.
Bir Liralık Harçlığın Hesabı
O zamanlar kantine gitmeden önce küçük bir hesap yapardık. Önce en çok istediğimiz ürüne bakar, sonra kalan parayla başka bir şey alıp alamayacağımızı düşünürdük.
Bazen iki küçük ürün almak daha mantıklı gelirdi. Bazen de hiçbir şey almayıp parayı ertesi güne saklardık. Çantanın küçük gözünde unutulmuş bir bozuk para bulmak ise sürpriz gibiydi.
Kantinci abi, buna param yetiyor mu?
Avucumuzdaki bozuklukları tezgâha bırakıp cevabı beklediğimiz anlar vardı. Para eksik çıkarsa daha ucuz bir ürün seçerdik. Bazen yanımızdaki arkadaşımız eksik kalan kısmı tamamlardı.
Ertesi gün de biz ona bir şey ısmarlardık. Çocukluğun küçük ama güzel dayanışmalarıydı bunlar.
Teneffüs Zilinden Önceki Son Dakika
Kantin sırası uzadığında gözümüz koridordaki saate takılırdı. Önümüzde birkaç kişi kaldıysa umutlanırdık. Ama tam sıra bize geldiğinde ne alacağımıza karar veremediğimiz de olurdu.
Aldığımız şeyi sınıfa yetişirken yemek, ambalajı çantaya koymak ve öğretmen gelmeden sıraya oturmak... Hepsi birkaç dakikaya sığardı.
Aslında Özlediğimiz Sadece Yiyecekler Değil
Bugün leblebi tozu veya Halley gördüğümüzde aklımıza eski arkadaşlarımızın gelmesi boşuna değil. O ürünler bizim için birer hatıra işareti gibi.
Aynı okul bahçesinde koşturduğumuz, sırada beklerken sohbet ettiğimiz, son paramızı paylaştığımız insanlar da bu anıların içinde.
Belki de o günleri özel yapan, bir lirayla çok şey alınabilmesi değil; küçük şeylerle mutlu olmanın bu kadar kolay olmasıydı.
Senin Kantin Favorin Hangisiydi?
Çocukluğunu en çok hatırlatan ürünü seç.
Bu bölüm yalnızca kişisel seçimini gösterir. Genel oy sonucu oluşturmaz.
Merak Edilenler
2000'li yıllarda 1 TL ile kantinden ne alınırdı?
Döneme ve kantine göre değişmekle birlikte küçük şekerler, sakızlar, leblebi tozu, bazı gofretler ve benzeri ürünler uygun fiyatlı seçenekler arasında bulunabiliyordu.
Leblebi tozu neden bu kadar hatırlanıyor?
Kendine özgü toz yapısı, küçük paketleri ve yerken yaşanan komik anlar nedeniyle birçok kişinin çocukluk anılarında yer etmiş bir atıştırmalıktı.
Halley 2000'li yıllarda satılıyor muydu?
Evet. Halley, 2000'li yıllardan önce de Türkiye'de bilinen bir üründü ve o dönemde de tüketiliyordu.
Eski kantin fiyatları her şehirde aynı mıydı?
Hayır. Fiyatlar okulun bulunduğu yere, kantin işletmesine, ürünün markasına ve satış yılına göre değişebiliyordu.
Senin Okul Kantininde Ne Satılırdı?
Belki burada adını bile anmadığımız, sadece senin okulunda meşhur olan bir atıştırmalık vardı.
Yorumlara en çok aldığın ürünü, okul yıllarını ve hatırlıyorsan o zamanki fiyatını yaz. Böylece farklı şehirlerin kantin anılarını da bir araya getirebiliriz.
Yorumlar
Yorum Gönder