Çocukken Doğru Sandığımız 15 Şey: Büyüyünce Gerçeğini Öğrendik
Tabii. İkinci içeriğimizi Eğlence kategorisini oluşturacak şekilde hazırlayalım. Blogger'a doğrudan kopyalayabilirsin.
Çocukken Doğru Sandığımız 15 Şey: Büyüyünce Gerçeğini Öğrendik
Çocukluk biraz merak, biraz hayal gücü ve bol miktarda yanlış anlaşılmadan oluşuyor.
Büyüklerden duyduğumuz bir söz, televizyonda gördüğümüz bir sahne veya arkadaşımızın son derece ciddi bir ifadeyle anlattığı bir hikâye bize yeterli geliyordu. Bir kere inandıysak gerisini pek sorgulamıyorduk.
Yıllar sonra bazılarını hatırladığımızda ise insanın aklına tek bir soru geliyor:
“Ben buna gerçekten nasıl inanmışım?”
İşte çocukken en azından bazılarımızın gerçek olduğuna inandığı 15 şey.
1. Sakız Yutarsak Yıllarca Midemizde Kalır
Yanlışlıkla sakız yutmak çocukken küçük çaplı bir felaket gibi gelebilirdi.
Çünkü çevremizde mutlaka “Onu yutma, midende yıllarca kalır!” diyen biri vardı.
Gerçekte sakızın bazı bileşenleri sindirilemese de yutulan sakız genellikle sindirim sistemi boyunca ilerleyerek vücuttan atılır. Yani yıllarca midede bekleyen bir sakız koleksiyonu oluşmaz.
2. Televizyonun İçinde Küçük İnsanlar Var
Özellikle çok küçük yaşlarda ekrandaki insanların televizyonun içinde olduğunu düşünmek çok da sıra dışı değildi.
Televizyonun arkasına bakıp o insanların nerede olduğunu anlamaya çalışan çocuklar bile vardı.
Bugün birkaç milimetrelik ekrandan canlı yayın izleyebildiğimiz düşünülürse çocukluk teorimiz aslında teknolojiye göre oldukça yaratıcıymış.
3. Çekirdek Yutarsak Karnımızda Ağaç Çıkar
Karpuz veya başka bir meyvenin çekirdeğini yanlışlıkla yuttuktan sonra başlayan endişe:
“Ya şimdi içimde büyürse?”
Neyse ki insan vücudu bir saksı değil. Bir meyve çekirdeğinin vücudumuzda ağaca dönüşmesi için gereken yetişme koşulları bulunmuyor.
4. Öğretmenler Okulda Yaşıyor
Öğretmenimizi markette veya sokakta gördüğümüz ilk an çocukluğun büyük şaşkınlıklarından biriydi.
Çünkü bazı çocuklar için öğretmen, ders bitince öğretmenler odasına gidiyor ve ertesi sabah yeniden sınıfa geliyordu.
Onun da evi, alışverişi ve okul dışında bir hayatı olduğunu görmek küçük yaşta oldukça şaşırtıcı olabiliyordu.
5. Gece Arabanın Peşinden Ay Geliyor
Uzun bir gece yolculuğunda camdan dışarı baktığınızda Ay sanki sizinle birlikte hareket eder.
Araba hızlanır, Ay oradadır. Viraja girersiniz, hâlâ sizi takip ediyor gibi görünür.
Bunun nedeni Ay'ın Dünya'ya kıyasla çok uzakta olmasıdır. Yakındaki nesneler görüş açımızda hızla yer değiştirirken çok uzaktaki Ay'ın konumu çok daha az değişiyormuş gibi görünür.
Ama çocukken açıklama daha basitti:
Ay bizi takip ediyor.
6. Arabadaki İç Lambayı Yakmak Yasaktır
Gece yolculuğunda arabanın iç ışığını açmaya çalıştığınız anda büyüklerden gelen o meşhur uyarı:
“Kapat onu!”
Bu durum birçok çocuğun araç içi lambayı açmanın doğrudan yasak olduğunu düşünmesine neden olmuş olabilir.
Asıl mesele ise ışığın sürücünün görüşünü olumsuz etkileyebilmesi ve özellikle karanlıkta dikkat dağıtabilmesidir.
7. Denize Yemekten Hemen Sonra Girersek Kesin Bir Şey Olur
Yaz tatillerinin klasik cümlelerinden biri:
“Yeni yemek yedin, biraz bekle.”
Yemekten hemen sonra yoğun fiziksel aktivite bazı kişilerde rahatsızlık veya krampa yol açabilir. Ancak çocukken anlatıldığı biçimiyle herkes için geçerli sihirli bir bekleme süresi yoktur.
Yine de büyüklerin “Biraz dinlen” tavsiyesi kötü bir fikir sayılmaz.
8. Parmaklarımızı Çıtlatırsak Parmaklarımız Bozulur
Parmak çıtlatmak pek çok evde anında tepki çeken hareketlerden biriydi.
Çıtlatma sırasında duyulan sesin eklemlerin birbirine zarar verdiği anlamına geldiğini düşünenler vardı.
Oysa bu ses genel olarak eklem sıvısındaki gaz boşluklarının hızlı değişimiyle ilişkilendirilir. Ancak hareket ağrıya neden oluyorsa elbette zorlamamak gerekir.
9. Çok Fazla Televizyon İzlersek Gözlerimiz Kare Olur
Muhtemelen çocukları ekranın başından kaldırmak için geliştirilmiş en yaratıcı uyarılardan biri.
Gözlerimizin gerçekten televizyon biçimini almayacağını artık biliyoruz.
Uzun süre ekrana bakmak ise göz yorgunluğu ve rahatsızlık oluşturabileceğinden ara vermek hâlâ iyi bir alışkanlık.
10. Dünyanın Öbür Ucuna Kadar Kazabiliriz
Bahçede küçük bir çukur açarken insanın aklına gelebilecek en büyük proje:
“Kazmaya devam edersem dünyanın öbür tarafından çıkar mıyım?”
Teoride Dünya'nın içinden geçen bir çizginin karşı tarafta bir noktası bulunabilir. Pratikte ise gezegenimizin yapısı, sıcaklığı ve basıncı nedeniyle böyle bir tünel kazmak mümkün değil.
Çocukluk planımız biraz fazla iddialıymış.
11. Bulutlar Pamuktan Yapılmıştır
Uzaktan bakınca pek de mantıksız görünmüyor.
Beyaz, yumuşak ve pamuk gibi duran dev şekiller...
Gerçekte bulutlar havada asılı duran çok küçük su damlacıkları veya buz kristallerinden oluşur.
Ama kabul edelim: pamuktan yapılmış bulut fikri çok daha eğlenceli.
12. Büyüyünce İstediğimiz Her Şeyi Yapabiliriz
Belki de çocukluğun en büyük yanılgılarından biri buydu.
“Büyüyünce bütün gece oturacağım.”
“Büyüyünce her gün istediğimi yiyeceğim.”
“Büyüyünce kimse bana bir şey söyleyemeyecek.”
Sonra büyüdük ve ertesi sabah erken kalkmamız gerektiğini öğrendik.
13. 20 Yaşındaki İnsanlar Çok Büyük
Çocukken 20 yaşındaki biri neredeyse hayatın bütün sırlarını çözmüş yetişkin gibi görünürdü.
30 yaş ise hayal edilemeyecek kadar uzaktaydı.
Sonra yıllar geçti ve yaş kavramının çocukken düşündüğümüzden biraz farklı olduğunu fark ettik.
14. Bir Milyon Lirası Olan İnsan Artık Hiç Çalışmaz
Çocukken büyük sayılar arasındaki farkı anlamak kolay değildi.
Bin çok büyüktü. Milyon ise neredeyse sonsuz para demekti.
Kira, vergi, enflasyon, günlük giderler ve hayatın diğer masrafları henüz denklemde yoktu.
Matematik basitti:
Bir milyon = oyun bitti.
Keşke hesap gerçekten bu kadar kolay olsaydı.
15. Büyüyünce Her Şeyi Anlayacağız
Çocukken yetişkinlerin bütün soruların cevaplarını bildiğini düşünürdük.
Bir gün bizim de büyüyeceğimizi ve dünyanın nasıl çalıştığını tamamen çözeceğimizi sanırdık.
Belki de büyümenin en şaşırtıcı taraflarından biri şu oldu:
Yetişkinlerin de birçok şeyi yolda öğrendiğini fark etmek.
Çocukluk Biraz da Bunlara İnanmaktı
Bugün komik gelen bu düşüncelerin çoğu aslında çocukluğun güzel taraflarından biriydi.
Her şeyi bilmiyorduk ama hemen her şeye bir açıklama bulabiliyorduk. Bir çekirdeğin ağaca dönüşmesi de mümkündü, Ay'ın arabayı takip etmesi de.
Büyüdükçe gerçek cevapları öğrendik.
Ama galiba biraz da o saçma cevapları özledik.
Peki sen çocukken bunlardan hangisine inanıyordun?
Yorumlar
Yorum Gönder