2000'li Yıllarda MSN Messenger'da Yaptığımız 12 Şey
Tabii. Bunu doğrudan Blogger yayın metni olarak kullanabilirsin.
2000'li Yıllarda MSN Messenger'da Yaptığımız 12 Şey
Bugün mesaj göndermek için birkaç saniye yeterli. Telefon cebimizde, arkadaşlarımız sürekli çevrimiçi ve birine ulaşmak neredeyse hiç sorun değil. Ama 2000'li yıllarda internetle büyüyenlerin iletişim dünyasında bambaşka bir isim vardı: MSN Messenger.
Bilgisayarı açar açmaz MSN'e girmek, kimin çevrimiçi olduğunu kontrol etmek ve saatlerce sohbet etmek günlük hayatın bir parçasıydı. Üstelik MSN yalnızca mesajlaşmak için kullanılmıyordu. Kişisel iletiler, durumlar, titreşimler ve renkli ifadelerle kendimize küçük bir dijital dünya kuruyorduk.
Peki MSN döneminden aklımızda neler kaldı?
1. Bilgisayarı Açar Açmaz MSN'e Girmek
Bilgisayar açılır, Windows masaüstü gelir ve birkaç saniye sonra MSN Messenger devreye girerdi.
İlk yapılan şey genellikle aynıydı:
Kimler çevrimiçi?
Arkadaş grubundan beklediğimiz biri çevrimiçiyse akşamın nasıl geçeceği aşağı yukarı belli olurdu.
2. Titreşim Göndermek
Karşıdaki kişi cevap vermiyorsa MSN'in unutulmaz silahlarından biri devreye girerdi: Titreşim.
Ekranın bir anda sallanması ilk zamanlarda oldukça eğlenceliydi. Tabii aynı kişi arka arkaya titreşim göndermeye başladığında işler biraz değişirdi.
Bir mesaj…
Cevap yok.
Bir titreşim…
Yine cevap yok.
Bir titreşim daha…
MSN döneminin sabır testi tam olarak buydu.
3. Çevrimdışı Görünüp Herkesi İzlemek
MSN'in en kullanışlı özelliklerinden biri çevrimdışı görünmekti.
Aslında MSN'deydin ama diğer insanlar seni çevrimdışı görüyordu. Böylece kimlerin giriş yaptığını takip edebilir, istediğin zaman ortaya çıkabilirdin.
Bugünün "çevrimiçi durumunu gizleme" alışkanlığının eski versiyonu gibiydi.
4. Kişisel İletiye Şarkı Sözü Yazmak
MSN profilindeki kişisel ileti alanı küçüktü ama bizim için oldukça önemliydi.
Oraya bazen sevdiğimiz bir şarkının sözünü, bazen anlamlı olduğunu düşündüğümüz bir cümleyi yazardık.
Bazen de mesajın aslında tek bir kişiye yönelik olduğu çok belliydi.
İsim verilmezdi.
Ama o kişinin anlaması beklenirdi.
5. Sürekli Oturum Açıp Kapatmak
Dikkat çekmenin ilginç yöntemlerinden biri de MSN'e tekrar tekrar giriş yapmaktı.
Çünkü oturum açtığında arkadaşlarının ekranında küçük bir bildirim belirirdi.
Dolayısıyla bazı kullanıcılar:
çıkış → giriş → çıkış → giriş
döngüsüne girerdi.
Amaç basitti: Birilerinin seni fark etmesi.
6. Durumu "Meşgul" Yapıp Aslında Hiç Meşgul Olmamak
MSN'de çevrimiçi olmanın tek bir şekli yoktu.
Meşgul, dışarıda, birazdan dönecek gibi farklı durum seçenekleri vardı.
Fakat bunların gerçek hayatla bağlantısı her zaman güçlü değildi.
"Meşgul" yazan biri saatlerce MSN'de sohbet edebilirdi.
"Dışarıda" görünen biri ise bilgisayarın başında oturuyor olabilirdi.
Durum seçmek biraz da o günkü ruh halini yansıtıyordu.
7. Nickname'i Sürekli Değiştirmek
MSN'deki görünen isim yalnızca isim değildi.
Yanına sözler, semboller, kalpler ve farklı karakterler eklenirdi.
Sade bir:
Ahmet
yerine bazen ekranı kaplayacak kadar uzun kullanıcı adları görmek mümkündü.
İnsanların o gün mutlu mu, üzgün mü veya birine kızgın mı olduğunu nickname'inden anlamaya çalışırdık.
8. Renkli Yazılar ve İfadeler Kullanmak
Bugünkü emojilerin çok daha sade olmadığı bir dönemdi.
MSN'de ifadeler sohbetlerin önemli bir parçasıydı. Bazı kullanıcılar özel ifadeler ekler ve belirli harflere ya da kelimelere bunları tanımlardı.
Bunun sonucu bazen oldukça ilginç olurdu.
Normal bir cümleyi okumaya çalışırken kelimelerin arasında sürekli hareket eden görseller çıkabilirdi.
Yine de o dönem için sohbet ekranını kişiselleştirmenin en eğlenceli yollarından biriydi.
9. "Kim Beni Engelledi?" Merakı
MSN döneminin en büyük gizemlerinden biri buydu.
Bir arkadaş uzun süredir çevrimiçi görünmüyorsa insanın aklına hemen bazı sorular gelirdi:
MSN'e mi girmiyor?
Yoksa…
Beni mi engelledi?
İnternette "MSN'de seni kim engellemiş öğren" şeklinde sayısız site ve programın ortaya çıkmasının nedenlerinden biri de bu meraktı.
10. Grup Konuşmalarının Bir Anda Karışması
İki kişiyle başlayan sohbet bir süre sonra büyüyebilirdi.
Bir arkadaş başka birini ekler, o başka birini çağırır ve birkaç dakika içerisinde ekran mesajlarla dolardı.
Kimin kime cevap verdiğini anlamak giderek zorlaşırdı.
Ama özellikle okul arkadaşlarının olduğu kalabalık MSN konuşmaları dönemin en eğlenceli internet aktivitelerinden biriydi.
11. Dosya ve Fotoğraf Göndermek İçin Dakikalarca Beklemek
Bugün bir fotoğrafı birkaç saniyede gönderebiliyoruz.
MSN döneminde ise internet bağlantısının hızına göre küçük bir dosyanın aktarılması bile uzun sürebilirdi.
Dosya gönderimi başlar…
Yüzde 20…
Yüzde 47…
Yüzde 83…
Tam bitecek derken bağlantının kopması ise ayrı bir hayal kırıklığıydı.
12. Birinin Çevrimiçi Olmasını Beklemek
Belki de MSN dönemini bugünkü mesajlaşma uygulamalarından ayıran en önemli şey buydu.
Birine istediğin anda ulaşamayabilirdin.
MSN'i açardın ve beklediğin kişinin çevrimiçi olup olmadığına bakardın.
Yoksa biraz sonra tekrar kontrol ederdin.
Sonra bir kez daha…
Ve sonunda ekranın köşesinde o kişinin:
"... oturum açtı"
bildirimi belirdiğinde sohbet başlardı.
MSN Messenger Neden Bu Kadar Unutulmaz Oldu?
MSN Messenger yalnızca bir mesajlaşma programı değildi. İnternetin hayatımıza yeni yeni yerleştiği dönemin sosyal buluşma noktalarından biriydi.
Okuldan eve geldikten sonra arkadaşlıkların devam ettiği, yeni insanların tanındığı, uzun sohbetlerin yapıldığı ve bazen tek bir durum mesajına gereğinden fazla anlam yüklendiği bir dönemdi.
Bugünkü uygulamalar çok daha hızlı ve gelişmiş olabilir. Ama MSN kullananların hatırladığı şey çoğu zaman programın özelliklerinden çok, o programı kullanırken yaşadıkları dönem oluyor.
Bilgisayar başında geçirilen akşamlar, çevrimiçi olmasını beklediğimiz insanlar ve ekranın köşesinde beliren küçük MSN bildirimleri…
Bir nesil için internetin en unutulmaz seslerinden ve görüntülerinden bazıları orada kaldı.
Peki sen MSN Messenger döneminden en çok neyi hatırlıyorsun?
Yorumlar
Yorum Gönder